Sürekli endişe hali, zihinde durmayan “ya olursa” düşünceleri, bedensel gerginlik ve kontrol kaybı hissi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bilimsel temelli terapi yöntemleri, özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kaygının düşünce-duygu-davranış döngüsünü anlamaya ve yeniden yapılandırmaya yardımcı olur. Amaç, kaygıyı tamamen yok etmek değil; onunla sağlıklı bir şekilde baş edebilmeyi öğretmektir.